Merhaba...
Doğal bir park gibi, mesire alanı gibi biryerdeyim. Ciğerlerime temiz çam kokusu doluyor. Yüksek ağaçların altında kurumayan nemli toprağın kokusu beni benden almaya yetiyor.
Bir iki arkadaşımı görüyorum ağaçların arasında. Yanlarına gidiyorum. Bir piknik ortamı oluşmuş eğlenmeye başlıyoruz. Bir tarafta yere serilmiş kilimler ve üzerindeki yiyecekler, diğer tarafta uzun ağaç dalına salıncak yapıp sallanan arkadaşlar diğer yanda ağaçlardan kale yapmış top oynayanlar..İnsanın tamamen eğlenebileceği yegane güzel olaylardan biri bu piknik ortamı.
Nasıl oluyor sonrasında bilmiyorum ama kendimi birden disko ortamında buluveriyorum. Karanlık ortamın içinde yol alan ışık demetleri, çevremdeki insanların hareketlerini renklendiriyor. Uzun zamandır alkol almadığım için elim ister istemez içkilere uzanıyor. İçiyorum.. Dans ediyorum.. Yine içiyorum, yine dans...
Ne olduysa o an oluveriyor. Gözlerim tam karşımda görüyor onu. İnsanları yararak yanına gidiyorum bu tanımadığım ortamda tanıdık bir yüz gördüğüm için. Tatlı sıcak bir gülümseme var karşımda. Etkileyici bakışlarla izlendiğimi hissediyorum. Kısa ama keyifli sohbetler yapıyoruz. O sohbetlerin arasında oluyor ne oluyorsa.. Duygu akımı, bir elektriklenme yaşanıyor karşılıklı. Müziğin etkisi ise tam tadında. Ne eksik ne fazla.. Çok hoş bir mutluluk var içimde, çünkü uzun zamandır "O" kişiyle "Bu" mutluluğun hayalini kurmuştum. Başarının minik bir mutluluğuydu bu.
Zaman geçiyordu gecenin sonuna doğru. gitmek gerekiyordu. Tek girdiğim kapıdan çift çıktık. Kapıda uzattım elimi aklımdaki "Ebediyete kadar birleşsin bu eller" düşüncesiyle. Tuttu. Bu mutluluğu yaşattığı için dayanamadım. Sarıldım göz göze bakarak.
O an en mutlu insan bendim yeryüzünde. Ta ki gözlerimi açana kadar.....

0 fikrini paylaşan:
Yorum Gönder